19 Mart 2008 Çarşamba

oruçlunun âdâbı

DRAMA
Konu: Oruç

Âdâb: ORUÇLUNUN ÂDÂBI


Çocuklardan, belirtilen yönlendirmeleri takip etmeleri istenir.
-Yarın Ramazan’ın ilk günü! Şimdi gece… Yatağınızda uykuya dalmak üzeresiniz.
-İyice uykunuz geldi ve gözleriniz kapanıyor.
-Şimdi tatlı rüyalar görüyorsunuz. Kim bilir kimler giriyor rüyanıza?
( Bu sırada, önceden hazırlanan bir öğrenci davul çalarak ramazan manileri söylemeye başlar.)
-Duyuyor musunuz? Ramazan davulcusu bu! Demek ki sahur vakti! Haydi uyanın!
-Mmm.. Galiba yemek kokusu bu! Hemen ellerimizi yıkayalım, sofraya oturacağız! Sahura kalkmak istemeyen mi var yoksa? Hiç olur mu? Sahur, berekettir. Hem Peygamberimiz de tavsiye etmişler. Bir de sahur yapmazsak acıkırız gün boyu, değil mi?
-Yemeğimiz bitti, Rabbimize hamd edip kalkıyoruz sofradan. Ellerimizi yıkayalım, dişlerimizi fırçalayalım. Bir de güzelce niyet edelim.
(Teyp ya da cd çalarda bekleyen ezan açılır)
-İşte, imsak girdi. İmsak, orucun başladığı vakittir. Artık yemek-içmek yok. Sabah namazımızı da kıldık, artık yatalım mı?
-Şimdi, kalkıyoruz, bugün Cumartesi, okul yok! Sakın yemek yemeyelim, unutup da… Biz oruçluyuz.
-Biraz Kur’an okumak ne güzel olur, hadi bir Fatiha Suresi okuyayım da dinleyin. Peygamber Efendimiz, Ramazan’da çok Kur’an okurmuş.
(Fatiha Suresi okunur, ya da teypten/cd çalardan dinletilir.)
-Annemiz sesleniyor; “ Yavruuum! Odanı toplayıver!” Yapmak istemiyoruz. “Yaaa.. Bana ne?!” diyor içimizdeki ses, duyuyor musunuz? Ama unutmayın, bugün oruçluyuz ve yaptığımız iyi işlerde daha çok sevap kazanacağız.
-Odamızı da topladık. Şöyle tozunu da alalım. Mis gibi oldu! Tam rahat rahat yatacakken, küçük kardeşimiz geldi içeriye.Daha çok küçük ya, elinde bizim en çok sevdiğimiz kitap var! Hem de yırtılmış! Çok çok kızdık! Allah’ım! “Bu çocuğu döv!” diyor yine o ses! Arkadaşlar! Ne yapmalı? Biz oruçluyuz, değil mi?
-En güzeli, annemize yardım etmek… Sinirlerimiz yatışır hem… Şöyle sofrayı kuralım!
-Çok acıktınız değil mi? Ellerimiz karnımızda… Allah’ım! Fakirlerin, açların halini şimdi daha iyi anlıyoruz. Ne zormuş meğer açlık, susuzluk! Çok şükür, biz az sonra oturup yemek yiyeceğiz, ya yoksullar, yiyecek yemeği olmayanlar?! Allah’ım, yardım et onlara!
-Ezana az kaldı! Saatimize bakıyoruz; son 5 dakika… Aman, geçmiyor dakikalar.
(Yine ezan dinletilir.)
-İşte iftar vakti! Yaşasın! Ne sevinçli an! Haydi dua edelim;

“Allahumme leke sumtü ve bike amentü ve aleyke tevekkeltü ve ala rizgıke eftartü”
"Allah'ım senin rızân için oruç tuttum. Sana inandım. Sana güvendim. Senin rızkınla orucumu açıyorum."
-İşte hepsi bu kadar! Allah kabul etsin! Annemize teşekkür edelim, ne güzel yemekler yapmış. Başka zaman olsa belki yemezdik, ama ne kadar kıymetli olduğunu bugün anladık. Şükürler olsun Allah’ım! Olmayanlara da ver Allah’ım!
-Haydi Bismillah! Hurma ve suyla açtık orucumuzu. Zira Peygamberimiz de öyle yaparmış.
-Minarelerin ışıkları yanmış! Ramazan ne güzel! Allah kabul etsin çocuklar!

(Kaynak: Sabah Yıldızı)

Hiç yorum yok: