16 Mart 2010 Salı

Hilm (Yumuşak huyluluk)



Hilm, yumuşak huylu, yavaş, uslu, sessiz, sakin olmak, heyecana kapılmayıp öfkeyi yenmek, nefsine hâkim olup kızmamak, gücü yettiği halde affetmek, hoşa gitmeyen şeyler karşısında sabredip tahammül göstermek, tahrik edici sebepler karşısında soğukkanlılığı korumak, vakarlı ve ağırbaşlı bulunmak, acı ve ıstırap verici hareketlerle yüz yüze gelince kendini tutma gibi anlamlara gelen güzel bir ahlâktır. Hilm sahibi olana halim denir.


El-Halîm, Allah’ın en güzel isimlerinden biridir ve “acele etmeyen, günahkârların cezasını vermeye güç yetirdiği halde bunu acele yapmayıp, onlara yumuşak davranarak cezalarını geriye bırakan” anlamına gelmektedir.

Hilmin Önemi İle İlgili Âyet-i Kerîmeler:


· Onlar ki öfkelerini kontrol altında tutarlar ve insanları affederler http://www.mumsema.com/images/smilies/nokta.gif Çünkü Allah iyilik yapanları sever.” (Al-i İmran: 3/134)

· “İyilikle kötülük asla bir olmaz, sen kötülüğü en güzel olan şeyle sav. O vakit seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, candan bir dost gibi olur. Bu güzel davranış ve duyguya, ancak öfkesine engel olmak ve eziyetlere katlanmak suretiyle nefsiyle cihad edip sabreden kimse elde eder. Bu güzel davranışı da ancak hayır ve mutluluktan bol nasibi olan elde eder.” (Fussılet: 41/34-35)

· “Ey Peygamber! Sen affetmek yolunu tut, iyilik ve güzel davranışla emret, cahillerden yüz çevir.” (Araf: 7/199)

· “Kim yapılan eziyetlere sabreder, yapılan kötülüklere de intikam almayıp affetme yolunu tutarsa, şüphesiz bu hareketi yapılmaya değer işlerdendir.” (Şura: 42/43)

· “Rahmân’ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevâzu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) «Selâm!» derler (geçerler).” (el-Furkân, 63)

Hilmin Önemi İle İlgili Hadis-i Şerifler:

· “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, ürkütmeyiniz.

· Abdullah bin Mes'ud anlatıyor:
"Resulullah 'Siz aranızda kimi yiğit sayarsınız?' diye sordu.
"Biz de 'Kendisini pehlivanların yıkamadığı, mağlup edemediği kimseyi' dedik.
"Resulullah, 'Hayır, o pehlivan değildir, asıl pehlivan öfke anında kendisine hâkim olabilen, kendisini tutabilendir' buyurdu."

· "Bilmiş olunuz ki insanlar çeşitli tabakalarda yaratılmıştırhttp://www.mumsema.com/images/smilies/nokta.gif Kimi geç kızar, çabuk barışır; kimi çabuk kızar, çabuk barışırhttp://www.mumsema.com/images/smilies/nokta.gif Bunlar birbirine yakındırhttp://www.mumsema.com/images/smilies/nokta.gif Kimi çabuk kızar, geç barışırhttp://www.mumsema.com/images/smilies/nokta.gif Bilmiş olunuz ki bunların en hayırlısı, geç kızıp çabuk barışan; en kötüsü de çabuk kızıp geç barışandırhttp://www.mumsema.com/images/smilies/nokta.gif"


Peygamberimizin Hilmi

O vakit, Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın. Şayet sen, kaba, katı yürekli olsaydın, hiç süphesiz onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Şu hâlde onları affet, bağışlanmaları için duada bulun! (Umuma ait) işlerde onlara danış. Artık kararını verdiğin zaman da Allah'a dayanıp güven! Çünkü Allah, kendisine tevekkül olanları sever." (Ali İmran 3,159)

· Peygamberimiz, peygamberliğinden önce de, sonra da insanların en halîmi, en yumuşak huylusuydu. Hayâtı boyunca bu meziyetini devam ettirmiştir. Cenab-ı Hak da kendisini korumuş ve bu sıfatından dolayı övmüştür. Peygamberimiz şahsına yapılan kötülüklerden dolayı hiçbir şekilde intikam almayı düşünmemiştir. Ayrıca o, insanların en az kızanı, en çabuk razı olanı ve bağışlayanı idi.

· Peygamberimiz yalnız şahsına yapılan, nefsine karşı işlenen hataları yumuşaklıkla karşılardı; Allah'a ve imana yapılan bir hücum olunca asla susmaz, gereken cevabı verirdi.

· Peygamberimizin hilmi ile ilgili örnekler:

1. "Peygamberimizle birlikte yürüyordum. Üzerinde Necran kumaşından yapılmış sert yakalı ve kaba bir hırkası vardı. Bedevinin biri koşarak geldi, Peygamberimizin arkasından yetişti ve cübbesini şiddetli bir şekilde çekti. Peygamberimiz bedevinin göğsüne doğru donuverdi birden bire. Hırkası yırtıldı ve yakası boynunda kaldı. Peygamberimizin ensesine baktım, kuvvetli çekişinden dolayı sertliği orada iz bıraktı. Sonra bedevi:
"Yâ Muhammed! Develerimi buğdayla yükle. Çünkü sendeki mal ne senindir, ne de babanındır."
Bedevinin yaptığı, çok kaba ve görgüsüzce bir davranıştı. Peygamberimiz üzüldü. Bedeviye döndü ve;
"Önce beni incittiğin için özür dile" dedi. Bedevi, "Hayır özür dilemiyorum" şeklinde karşılık verdi. Oysa

Peygamberimiz bedeviye bir nezaket dersi vermek istiyordu. Fakat adam hiç de oralı değildi. Peygamberimiz, bedevinin kabalığına bakmayarak Sahabîlerine döndü:


"Bu adamın develerinin birine arpa, diğerine hurma yükleyin" buyurdu. Adam sevinerek gitti. Sahabîler de Peygamberimizin bu güzelliğine hayran kaldılar.

2. Peygamberimiz emri altında bulunan ve hizmetini gören kimselere de son derece yumuşak davranır, onlara kızmaz, kalplerini kırmazdı. Onlar dediğini yapmasalar, ihmal de etseler, sadece yumuşakça ve nazikçe sebebini sorardı.
Uzun yıllar hizmetinde kalan Enes bin Malik, Peygamberimizin ahlâkını şöyle anlatıyor:
"Resulullaha (a.s.m) on sene hizmet ettim. Bana ne 'Öf dedi, ne de yapmadığım bir iş için 'Keşke onu yapsaydın' ve yaptığım bir iş için de 'Bunu niye yaptın?' dedi."

3. Hz. Enes, bir ihmalinden dolayı Peygamberimizin kendisini ikaz edişini şöyle anlatır:


"Resulullah, bir gün beni bir iş için bir yere gönderdi. Ben 'Vallahi gitmem' dedim. Halbuki içimden Resulullahın beni gönderdiği yere gitmek geliyordu. Dışarı çıktım, çocukların yanına uğradım, onlar sokakta oynuyorlardı. Ben de aralarına karıştım, oynamaya başladım. Derken Resulullah geldi, arkamdan başımı tuttu. Yüzüne baktım, gülüyordu:
"Enescik, seni gönderdiğim yere gittin mi?' diye sordu. "Evet, gidiyorum yâ Resulallah' dedim."

Yumuşak Huylu Davranmanın Sonuçları


· Yumuşak huylu olan kişinin en büyük faydası kendinedir. Sakin ve uysal yapısı psikolojik açıdan da sağlıklı ve kuvvetli olmasına vesile olur.

· Olaylar tatlılıkla çözülür, kavgalar önlenir.

· Yumuşak huylu davranan mutlaka kazanır.

· Yumuşak huylu insanların arkadaşı çok olur, toplumda sevilirler ve yalnız kalmazlar.

Öfkeli Davranmanın Sonuçları

"Öfke şeytandandır. Şeytan da ateşten yaratılmıştır. Ateş ise ancak su ile söndürülür. Bundan dolayı öfkelendiğiniz zaman abdest alın." (Hadis-i şerif)

· Öfkeli insan aynaya baksa kendinden utanır: Kükrer, rengi değişir, şuursuzca sağa sola saldırır, ağzından salyalar akar, gözleri kızarır, burun delikleri açılıp kapanır, suratı insan suratı olmaktan çıkar… O anlar, insanlıktan istifa edildiği anlardır.

· Öfkeli davrananan en çok zararı kendine verir. Sürekli gergin ve sinirli olan olması onun psikolojisini olumsuz etkiler, yıpratır.

· Öfkeli insanlar toplumda sevilmez, arkadaşı az olur ve yalnız kalırlar.

· Öfkelenmek kişiyi sadece manevî olarak değil maddî olarak da yorar. Bir tebessüm için 17 yüz kasının gerilmesi gerekirken, somurtuk yüzde 43 kas gergin durmak zorundadır.

Atasözleri: Öfkeyle kalkan zararla oturur.”, “Keskin sirke küpüne zarar.”, “Öfkede akıl yoktur.”

(Çeşitli sitelerden derlenmiştir.)

1 yorum:

hacer meydan dedi ki...

Allah razi olsun