27 Haziran 2011 Pazartesi

Drama: Bir Davul

Daha önce burada yayınladığım "Bir Davul" adlı masalı canlandırmaya çalıştık geçen gün. Oğlumun bu işi bu kadar seveceğini tahmin etmiyordum. Masala eklemeler yaptı, yeni yorumlar getirdi. Masalın içinde olmak onu çok mutlu etti. Cömertlik kavramını içselleştirmesine faydası olmuştur, diye umut ediyorum. Sonra bir kere daha canlandırdık. İşte bizim malzemelerimiz ve masalımız:

Bir Davul
Bir zamanlar hizmetçilik yaparak para kazanan genç bir hanım yaşarmış. Genç hanım, bir gün işe giderken oğlu ondan bir davul almasını istemiş.
Genç hanımın davul alacak parası yokmuş ama oğluna bir şey diyememiş. O gün, akşama dek çalışmış. Akşam olunca da üzülerek eve dönmüş. Kapıdan içeri gireceği sırada, bahçede bir çıra görmüş. Onu alıp oğluna götürmüş. Çünkü eli boş gitmek istemiyormuş.Oğlu onu neşe içinde karşılamış. Kadın, elindeki çırayı oğluna uzatmış. “Kusura bakma oğlum, sana davul alamadım. Şimdilik bununla oyna.” demiş. Çocuk, annesini üzmek istememiş. Çıra için, annesine teşekkür etmiş.

Ertesi gün, çırayı alıp oynamak için dışarı çıkmış. Dışarıda dolaşırken ateş yakmaya çalışan bir kadın görmüş. Çırayı ona verip “Bununla o büyük odunları tutuşturabilirsiniz.” demiş.Kadın çok mutlu olmuş, çıra ile büyük odunları tutuşturmuş. Ateşte ekmek pişirip bir tane de çocuğa vermiş. Çocuk ekmeği alıp gezinmeye devam etmiş.

Yolda ağlayan bir kız çocuğu görmüş. Kızın yanında duran annesine: “Kızınız neden ağlıyor?” diye sormuş. Kadın “Çünkü karnı çok aç.” diye cevap vermiş. Çocuk buna üzülmüş ve elindeki ekmeği küçük kıza vermiş. Kadın buna çok sevinmiş. Heybesinden bir hırka çıkarmış. “Bu hırkayı satmak için pazara götürüyordum. Sana hediyem olsun.” demiş. Çocuk sevinerek hırkayı almış, yoluna devam etmiş.

Bir süre sonra karşısından çıplak bir atlı gelmiş. Zavallı, soğuktan tir tir titriyormuş.
Çocuk bunu görünce, “Size ne oldu?” diye sormuş. Adam, “Hırsızlar elbiselerimi, atlarımı ve altınlarımı çaldılar. İki atımı zor kurtardım.” diye cevap vermiş. Çocuk elindeki hırkayı adama vermiş. Adam da atlarından birini çocuğa... Çocuk ata binmiş, dağlar tepeler aşmış. Derken bir düğün yerine varmış. Oradaki insanlar üzgün üzgün oturuyorlarmış. Çocuk onlara yaklaşıp ne olduğunu sormuş. Damadın babası, “Ah, sorma evlat.” demiş. “Bugün benim oğlumun düğünü var. Bütün hazırlıkları yaptık. Ama bugün atı getirecek olan kişi hastalanmış. Şimdi atımız yok. Bu yüzden gelini getiremiyoruz.”
Bunun üzerine çocuk, “Üzülmeyin, ben size atımı veririm. Kabul eder misiniz?” diye sormuş.Damat buna çok sevinmiş. “Olur, ama biz de sana bir şey vermek isteriz.” diye atılmış.Çocuk, az ötede oturan davulcuları göstermiş:“Onlardan biri bana davulunu verse yeter.” demiş.
Damat sevinerek davulcuya parasını verip davulu almış ve çocuğa hediye etmiş.Sonra ata atlayıp gelini almaya gitmiş. Çocuk da davulu almış, gümbürdete gümbürdete evine yollanmış. (Masal Ülkesi, Timaş Yay.)
Bu da gelinimiz :)

Hiç yorum yok: