29 Kasım 2011 Salı

Uğurböceği Lapbook

Lisedeyken matematik öğretmenlerimizin biri sınavlarda üç tip soru sorardı. Birinci grup herkesin rahatlıkla cevaplayabileceği kolay sorular, ikinci grup biraz dikkat isteyen orta kolaylıkta sorular, üçüncü grup da herkesin cevaplayamayacağı, daha fazla dikkat isteyen ayırt edici sorular.  Bizim uğurböceği konulu lapbook da biraz öyle oldu. 2,5 yaşındaki kızım için hazırladım aslında ama 5,5 yaşındaki oğlumun da ilgisini çekti. Çünkü içinde kızımın seviyesinin üstünde bölümler var. Böylece ikisine de kısmen hitap ediyor. Oğluma kolay gelen kısımları İngilizce yapıyoruz.
Uğurböceğinin adı maalesef literatüre böyle geçtiği için biz de bu adı kullanmak zorunda kaldık. Uğur, uğursuzluk bir şey olmadığı hadis-i şerifle sabit. Dolayısıyla bir böceğin uğur getirmesi mümkün değil. Diğer adı  "uç uç böceği" de kullanılıyor ama yaygın olan uğurböceği...

 Seni kim yarattı?
Beni kim yarattı?
Kedileri kim yarattı?
Kuşları kim yarattı?
Peki, uğurböceğini kim yarattı?

 Cevabımız kabuğun altında. (Kanatlarını şeffaf bandı cd kalemiyle çizerek hazırladım)
O zaman "Bismillah" diyerek başlayalım biz de..

Lapbook'un içine genel bakış :)

 Lapbook'un  sağ bölümü...

 Kapağı kaldırdığımızda karşımıza çıkan uğurböceğinin yaşam döngüsü...

 Küçük kitabımız... (İngilizce bir şarkıyı değiştirdim.)







 Dokuz kare parçadan oluşan yapboz...

 Lapbook'un orta bölümü...

 En üstte çocukluğumuzun unutulmaz melodisi...

 Noktalarını kaybeden uğurböceğimizin noktaları burada...

Sayı kartları...

Sayı kartlarından bir kart çekip uğurböceğinin üzerine o sayı kadar nokta koyuyoruz. 

 Bunlar da noktalarını kaybeden anne uğurböceğimizin yavruları.. Küçükten büyüğe, büyükten küçüğe sıraya dizme; en büyük, en küçük, ortadaki, sağındaki, solundaki, baştaki, sondaki gibi kavramları öğrenmeye yarayacak.

 Üstteki küçük kutuda bulunan uğurböceğini şekillerin altlarında yazan taraflarına koyuyoruz.

İşte bu şekilde..

 Lapbook'un sol bölümü...

 Kapağı kaldırınca uğurböceğinin organlarını öğreniyoruz.

 Minik bir bilgilendirme kitapçığı var burada. Uçan veya uçamayan canlılar hakkında biraz konuşulabilir burada.



 Minik kitabımızda uğurböceklerinin sadece kırmızı renkte olmadığını öğrenmiştik. Fotoğrafları inceliyoruz.Fotoğraftaki uğurböceğinin rengini renklerin arasından buluyoruz.

En sonunda da uğurböceklerini yaratan Allah'a teşekkür ediyoruz.

Siz de buna benzer bir şey hazırlamak isterseniz, buradan indirebilirsiniz.

(Çok sayıda kaynak vermem lazım, fakat şu anda veremiyorum. Mümkün olan en kısa zamanda fotoğrafların ve esinlendiğim yerlerin linklerini eklemeye çalışacağım.)

Kaşık Kuklalar

Bu kuklaları 2,5 yaşındaki kızım için hazırladım.Aslında mutlu, üzgün vs. gibi ifadeleri biliyor ama güzel bir oyuncak oldu. Hazırlarken başımdan ayrılmadı. Ben biraz kolaya kaçtım bu sefer, elbise vs. dikmedim. Aynı oyuncakları kullanarak abisiyle bu yüz ifadelerinin İngilizce karşılıklarını tekrar ediyoruz (happy, sad, silly vs.).Yüz ifadeleri için kaşıkların çukur kısımları da kullanılabilir. İnternette çok farklı örnekler bulabilirsiniz.

Mutlu 

 Şaşkın

 Kızgın

 Komik

 Üzgün

Bu kuklaları daha önce plastik kaşıklarla hazırlamıştım. Eskidiler artık. Bunlar anne-baba olsun, yeniler de kızları olsun, diyorum ama eskilerle oynamak istemiyor şu an :) 


İnsanoğlu ne garip her şeyin mükemmeline tâlip oluyor, ama kendi tekâmülü için çok az şey yapıyor...


Sabah sabah kaşık kuklalarımızla şöyle bir şey yaptık. "Bi daha yap anne, bi daha yap anne!" diye diye aynı şeyleri söylettirdi bana. İnşaAllah peynir yemeye başlar da emeğimize değer :)







25 Kasım 2011 Cuma

Özel Bir Gün...

Öğretmenlik zor meslek... Hele okul öncesi öğretmenliği. Şimdi bir başlasam sayfalarca yazabilirim bu meslekle ilgili en iyisi mi hiç başlamayayım :) Yukarıdaki oğlumun öğretmeni için hazırladığım pratik pasta..

Sınıfça aldığımız hediyenin dışında kişiye özel hazırlanmış bir kart :)

Kartı koyduğum zarf ve içinde küçük bir mektup... 
Teşekkür etmek için aradığında söylediği "Hayatımın en güzel hediyesini aldım" cümlesi o kadar anlamlıydı ki. Karşımızdakine beslediğimiz güzel duyguları ifade etmek için zaman kaybetmemek, hata bulmak yerine takdir etmeyi bilmek lazım. Hele bu kişi çocuklarımızın bazen bizden fazla önemsediği, bizden çok vakit geçirdiği, bizden çok örnek aldığı kişiler ise... Pahalı hediyelerden daha değerli olabiliyor bir kaç güzel cümle.

Bu da diğer"özel" öğretmenlerimizin kartı...
Konuyla ilgisi olmayan, aynı günde yapılmış diğer pasta :)

19 Kasım 2011 Cumartesi

Mükellef Kime Denir? (Ders işleniş örneği)

1.       Derse Giriş:
·         Önceki dersin özeti
·         Dikkat çekme:
·         Öğrencilere içinde şu soruların bulunduğu zarflar dağıtılır. (Soruları buradan indirebilirsiniz.)
a)      Küçük Burak daha 9 aylık. Bir gün emeklerken yerdeki büyük bir vazoya çarpıp kırmış. Annesi eğer ona ceza verirse yanlış davranmış olur mu?
b)      Ahmet 5 yaşında ve oruç tutmayı çok istiyor. Bir gün oruç tutmaya niyet etmiş. Fakat öğleden sonra çok zorlanmaya başlamış. Bunu fark eden annesi ona yemek yedirmiş. Ahmet çok üzülmüş. Sizce annesi ona bu durumu nasıl açıklamıştır?
c)       Hakan 15 yaşında. Sınavda arkadaşının kâğıdına bakarken öğretmeni bunu fark etmiş ve Hakan’ı uyarmış. Fakat Hakan arkadaşının kâğıdına bakmadığını söylemiş. Hakan hem kopya çekiyor hem de yalan söylüyor. Öğretmeni eğer Hakan’a ceza verirse yanlış davranmış olur mu?
d)      Metin 25 yaşında, ama akli dengesi yerinde değil. Yaşını gerektirdiği gibi davranamıyor.  Metin namaz kılmazsa sizce sorumlu mudur?
e)      Ayşe 16 yaşında. Babasının evden bir şey alıp geri dönmesi gerekiyormuş. Çok da acelesi varmış. Ayşe uyurken gelmiş, kapıyı çalmış çalmış ama Ayşe duymamış. Ayşe kapıyı uzun süre sonra ancak duymuş ve açabilmiş. Babası Ayşe’ye kızarsa doğru davranmış olur mu?
f) Nermin Hanım 35 yaşında. Televizyonun başından kalkamadığı için öğle namazını kılmadı. Nermin Hanım bundan sorumlu mudur?

Daha sonra zarflar toplanır. Bir kenara konulur. Zarfların ders sonuna doğru değerlendirileceği ifade edildikten sonra öğrencilerle soru cevap yöntemiyle şu tarz bir konuşma yapılır.
-          Geçen Ramazan ayında kaç gün oruç tuttunuz? Herkes söylesin bakalım.
-          Bir gün, beş gün, yarım gün.
-          Ben hepsini tuttum. Peki, siz neden bütün Ramazan ayı boyunca oruç tutmadınız?
-          Ama öğretmenin biz daha küçüğüz. Siz büyüksünüz.
-          Siz de büyüyünce hepsini tutacaksınız, öyle mi?
-          Evet.
-          Eğer ben hasta vs. olmadığım halde, yani tutabileceğim halde sebepsiz yere oruç tutmasaydım ne olurdu?
-          Günah olurdu.
-          Peki, siz tutmadınız, size günah olmadı mı?
-          Hayır, öğretmenim, biz daha küçüğüz.
-          O zaman şöyle diyebiliriz: Bazı insanlar Rabbimizin emirlerini yerine getirmek zorundadır, bazı insanlar ise gerekli şartlar gerçekleşene kadara bu emirleri yerine getirmek zorunda değildir.
·         Motivasyon/Güdüleme: Evet, bugünkü dersimizde Rabbimizin emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak zorunda olan kişiler ve o kişilerde bulunması gereken şartlar hakkında bilgi sahibi olacağız.

2.       Derse Geçiş-İçerik
·         Konuya geçiş:  Çocuklar, Rabbimiz bize bazı şeyleri yapmamızı emretmiş, bazı şeyleri ise yapmamızı yasaklamış, değil mi? Neleri yapmamızı istemiştir meselâ? (Namaz kılmak, oruç tutmak, doğru sözlü olmak vs.) Yapmamızı istemediği, yasakladığı şeylere örnekler verelim şimdi de. (Yalan söylemek, alkol kullanmak vs.) İşte bu emir ve yasaklara göre hareket etmesi gereken kişide bazı temel şartlar bulunmalıdır. Bu şartlar:
-     Akıllı olmak.
-     Ergenlik dönemine gelmiş olmak.
Bu iki şart kendisinde bulunan, yani akıllı ve ergenlik çağına ulaşmış kişiler dinimizin emir ve yasaklarına karşı sorumludur. Bu kişilere “mükellef” denir.

(Sonra bu iki madde kısaca açıklanır.)
Akli dengesi yerinde olmayan kişiler bu emir ve yasaklardan sorumlu değildir. Bu insanların namaz kılması, oruç tutması zorunlu değildir. Bu gibi kişiler namaz kılacak olsa namaz vaktini bilemez, abdesti var mı yok mu diye karar veremez. Rabbimiz o yüzden böyle insanları sorumlu tutmamıştır. Uykuda olan insan, uzun süre baygınlık geçiren insanlar da o süre içinde akıllarını kullanamayacakları için bu konumdadırlar. 
(Burada şu vurguyu yapmak gerekir: Ancak geç yatarsa sabah namazına kalkamayacağını bildiği halde bile bile geç yatan, namaza kalkmak için saat kurma gibi önlemler almayan kişi; ilerleyen saatlerde uykusunun geleceğini bildiği halde yatsı namazını kılmadan yatan kişi  uykuda bile olsa ihmalkâr davrandığı için sorumludur.)

Küçük çocuklar bazı ibadetleri yapmaya güç yetiremezler, zorlanırlar. Meselâ Ramazan ayında her gün oruç tutamazlar değil mi? O yüzden küçük çocuklar da sorumlu değildirler, yani ibadetleri yapmadıkları zaman bir ceza görmeyeceklerdir. Fakat elbette, güçleri yettiği kadarıyla yaptıkları zaman çok sevap kazanırlar.

Evet çocuklar bakın Rabbimiz bir âyet-i kerimede ne buyurmuş:
Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. (Bakara Suresi, 286. ayet)
İşte bu yüzden ibadetleri yapmaya gücü yetmeyenler, yani aklı ermeyenler ve ergenlik dönemine ulaşmamış kişiler mükellef sayılmazlar.

Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde söyle buyurmuşlardır:
Üç kişiden sorumluluk kaldırılmıştır.
1.       Uyanıncaya kadar uyuyan,
2.       Büluğa erinceye kadar çocuk,
3.       Aklî dengesine kavuşana kadar deli.

Ergenlik Dönemi:
Şimdi de ergenlik dönemi ne demek, biraz ondan bahsedelim. Çocukluk ile yetişkinlik arasında bir geçiş dönemi olarak kabul edilen ergenlik, büyüme ve olgunluğa erişme anlamlarına gelmektedir.
Ergenlik dönemi, insanda bedence, boyca büyümenin; hormonal, cinsel, sosyal, duygusal, kişisel ve zihinsel değişme ve gelişmelerin olduğu özel bir evredir. Ergenlik, çocukluk ile yetişkinlik arasında kalan bir ara dönemdir. Bu aşamadan sonra artık birey, artık yetişkin kabul edilir.
Ergenlik döneminin yaş sınırları bireysel farklara göre değişir. Ergenlik dönemi genellikle 11–18 yaşları arasındadır.

3.     Dersi Bitiriş
·         Soruların topluca cevaplanması: Zarflar açılır ve öğrencilerin cevapları aşağıdaki resimler  eşliğinde grupça değerlendirilir.


Küçük Burak daha 9 aylık. Bir gün emeklerken yerdeki büyük bir vazoya çarpıp kırmış. Annesi eğer ona ceza verirse yanlış davranmış olur mu?
Burak, hareketlerini kontrol etmekte zorlanabileceği, etrafında neye zarar verip neye zarar veremeyeceğini bilemeyeceği bir yaşta olduğundan dolayı sorumlu sayılamaz. Aslında annesinin etrafta Burak'a zarar verebilecek şeyleri bulundurmaması gerekir.

Ahmet 5 yaşında ve oruç tutmayı çok istiyor. Bir gün oruç tutmaya niyet etmiş. Fakat öğleden sonra çok zorlanmaya başlamış. Bunu fark eden annesi ona yemek yedirmiş. Ahmet çok üzülmüş. Sizce annesi ona bu durumu nasıl açıklamıştır?
Ahmet, henüz ergenlik çağına ulaşmak zorunda olmadığı için oruç tutmakla sorumlu değildir. Annesi ona oruç tutmak istiyorsa günde birkaç saat, yarım gün vs. tutabileceğini ama şimdilik tam gün tutmanın kendisine zararlı olabileceğini, onun oruç tutmak istemesinin bile Rabbimizi memnun edeceğini vs. söyleyebilir.

Hakan 15 yaşında. Sınavda arkadaşının kâğıdına bakarken öğretmeni bunu fark etmiş ve Hakan’ı uyarmış. Fakat Hakan arkadaşının kâğıdına bakmadığını söylemiş. Hakan hem kopya çekiyor hem de yalan söylüyor. Öğretmeni eğer Hakan’a ceza verirse yanlış davranmış olur mu?
Hakan, kopya çekmenin, sınavda arkadaşının kağıdına bakmanın yanlış olduğunu bilebilecek yaşta olduğundan dolayı yaptıklarından sorumludur. Öğretmeni isterse ona ceza verebilir.


Metin 25 yaşında, ama akli dengesi yerinde değil. Yaşını gerektirdiği gibi davranamıyor.  Metin namaz kılmazsa sizce sorumlu mudur?
Metin, aklî dengesi yerinde olmadığı için sorumlu değildir. Namaz kılmanın ve abdest almanın gereklerini anlayamaz ve bunları yerine getiremez.


 Ayşe 16 yaşında. Babasının evden bir şey alıp geri dönmesi gerekiyormuş. Çok da acelesi varmış. Ayşe uyurken gelmiş, kapıyı çalmış çalmış ama Ayşe duymamış. Ayşe kapıyı uzun süre sonra ancak duymuş ve açabilmiş. Babası Ayşe’ye kızarsa doğru davranmış olur mu?
Ayşe, uyuduğu için etrafında olan bitenden haberdar olamayacağı için sorumlu değildir. Babasının ona kızması yanlış olur.


Nermin Hanım 35 yaşında. Televizyonun başından kalkamadığı için öğle namazını kılmadı. Nermin Hanım bundan sorumlu mudur?
Nermin Hanım, yaptıklarından sorumludur. Namaz kılması farz olan birinin bile bile namazını kılmaması büyük bir hatadır. En kısa zamanda bu hatasından dolayı tevbe etmeli ve bu hatayı bir daha tekrar etmemelidir.


·         Değerlendirme soruları
1.     Mükellef kime denir?
2.     Mükellefte bulunması gereken şartlar nelerdir?
3.     Ergenlik döneminde bireyde ne gibi değişikler gözlenir?
4.     Ergenlik dönemi genellikle hangi yaşlar arasında olur?
5.     Allah’ın kişileri sorumlu tutmasıyla ilgili bir âyet söyleyin.
6.   Peygamber Efendimizin hadis-i şerifine göre sorumlu sayılmayan üç grup insan kimlerdir?


Ev Ödevi:
Bir dosya kağıdına aile bireylerinin isimlerini ve her birinin sorumlu olduğu işleri (Çöp dökmek, yemek pişirmek, alışveriş yapmak vs.) yazarak bir sonraki derse getirin.  
(Böylece öğrenciler kendilerinin evde ne kadar az iş yaptıklarını, anne ve babalarının çok yorulduklarını anlayarak onlara yardımcı ola konusunda daha fazla gayret gösterebilirler. - veya bu ödev mükellef konusunun işleneceği dersten bir ders önce verilir, öğrenciler derse bu ödevi yapmış olarak gelirler.)